Ramallah, neden İsrail’in alıkoyduğu parayı teminat göstererek Araplardan borç istedi?

fetih medya
Fetih Medya
Fetih Medya Haber Merkezi
⌚Haberin Tarihi: 28 Haziran 2019 | Cuma 00:26

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas (AFP)  Arap Birliği, Filistin ve İşgal Edilmiş Arap Toprakları Yardımcı Genel Sekreteri Büyükelçi Said Ebu Ali, pazar günkü olağanüstü Arap maliye bakanları toplantısının, zirvenin güvence ağı oluşturma kararının uygulanmasının takibi çerçevesinde Genel Sekreterin davetiyle gerçekleştiğini ifade etti. Toplantıda Filistinlilerin haklarına yönelik Arap desteğinin süreceğini belirten birkaç karar alındı. Malî haklar, İsrail gaspçılığının kınanması, bu gaspçılığı durdurması ve Filistin’in parasını eksiksiz bir şekilde geri vermesi için İsrail’e uluslararası baskı uygulanması da söz konusu kararlar arasında yer alıyor.
Said Ebu Ali, Independent Arabia’den Ahmed Ali’ye özel olarak yaptığı açıklamada, “Toplantının ikinci ana gündemi, Arap ülkelerinin, mali güvence ağına, Arap Birliği bütçelerine yönelik katkıları oranında katkı sunmaları konusundaki yükümlülüklerini sürdürmesi idi. Üçüncü gündem ise esasında Filistin’e ait bir düşünce olan Filistin Yönetimi’ne kolaylaştırıcı borçlar sunma imkânıydı. Nitekim Filistin Yönetimi, yerel bankalara borçlanıyor. Son üç ayda maaşları ödemek için alınan borçlar, son sınırına vardı. Bu da Yönetimi, alıkonan ancak illa ki geri alınacak Filistin paralarını güvence göstererek başka borç kaynakları aramaya mecbur etti” ifadelerine yer verdi.
Büyükelçi Said Ebu Ali’nin ifadesine göre “bu düşünce, dünkü maliye bakanları toplantısında kabul edildi. Yönetim ile doğrudan işbirliği içerisinde, borçlanma ve bunun için gerekli mekanizmaları sağlama anlaşmaları konusunda mevcut sistem çerçevesinde Filistin Yönetimi ile ülkeler, fonlar ya da bankalar arasında ikili bir anlaşma yapılarak fonlardan veya Arap bankalarından borç alma imkânının olduğu belirtildi”.
Mali duruma dikkat çekme
Büyükelçi, ‘dün benimsenen bu tutumun Filistin Yönetiminin mali durumunun ciddiyetine dikkat çekmek için alındığını’ belirterek, “Filistin Yönetiminin mevcut koşullarda yaşadığı mali durumun ciddiyetine işaret etmek ve Yönetimin görevlerini ve işlevlerini yerine getirme gücünü tehdit eden bu durumun üstesinden gelerek Filistin toplumu ile bölgeye yansımasını önlemek için acil ve hızlı mali yardım ve borç sağlamak gerekir. Durum epey zor; acil ve hızlı bir müdahale gerektiriyor. Bu, açık ve güçlü bir mesaj. Heyet başkanlarının bu durumu liderlerine ileteceğini düşünüyorum. Umalım ki katkı için kollar sıvansın ve mümkün olan en kısa sürede güvence ağı sağlansın” ifadelerini dile getirdi.
Büyükelçi, Irak Devleti’nin mali güvence ağına katkı için bir rakam belirlemesine ilişkin olaraksa, “Irak Maliye Bakanı, Irak’ın bu durumun üstesinden gelmek ve gerekeni yapmak için hazır olduğunu belirtti. Ama tabii, bir rakam belirtmedi” dedi.
Para teslimi
Sözü edilen paranın Filistin Devleti’ne nasıl teslim edileceği konusunda Ebu Ali, şu açıklamada bulundu: “Karara göre iki ihtimal söz konusu. Ya Arap Birliği üzerinden ya da doğrudan Filistin Yönetimi ile iletişime geçerek. Filistin hazinesini destekleme ve yardım sunmaya dayalı olarak senelerdir süren bu doğrudan ilişkiye bu çift taraflı ikili süreçte başvuruluyor. Bazı ülkeler direkt yönetimin hesaplarına gönderiyor. Bazı ülkelerse parayı Arap Birliği Genel Sekreterliğine havale ediyor, Genel Sekreterlik de bunları Filistin Yönetimi’ne teslim ediyor. Devletlerin doğrudan yolu tercih etmeleri halinde Genel Sekreterlik, tutarın belirli bir tarihte hazineye veya yönetimin hesabına havale edildiğini haber alıyor”.
Manama Konferansı
Bu acil toplantı ile Manama konferansı arasında bir ilişki bulunup bulunmadığına dair soruya Büyükelçi, “Bu toplantı bağımsız olarak kararların uygulanmasını takip etmek adına yapıldı. Bahreyn konferansı olmuş veya olmamış, o ayrı ve tamamen bağımsız bir mesele” cevabını verdi.
Ebu Ali, dünkü toplantıdaki temsil düzeyinin düşük olmasına ilişkin olaraksa, “Daha geniş bir katılımın olmasını bekliyorduk. Ancak Arap Birliği’nin çeşitli meclislerde olan toplantılarında bakanlar kurulunun yapısından bağımsız olarak devleti temsil eden de var, başka bir sorumluluk konumunda olan da. Ancak her halükârda devlet koltuğuna oturan kişi, kendini değil devletini temsil eder. Bizim için tüm Arap ülkeleri gelmiş demektir. Bu, toplantının başarısını ölçmede önemlidir” değerlendirmesinde bulundu.
Ebu Ali, devletlerin taahhütlerini veya son sözünü yerine getirmek için kesin ve belirleyici bir mekanizmanın olmadığına, ancak işin ülkeler arasındaki etkileşime, imkânlara ve güçlere açık olduğuna işaret etti. Ebu Ali’ye göre alan açık ama aslolan ilke, bağlılık ve bu bağlılığın sürdürülmesidir. Arap ülkeleri çeşitli koşullardan geçiyor. Kararın uygulanmasındansa Genel Sekreterlik sorumlu.
Mali kriz sorununun aslı
Büyükelçi Said Ebu Ali, mali krizin kaynağı hakkında, “Arap maliye bakanları için acil toplantı düşüncesine, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas Ebu Mazin ile Arap Birliği Genel Sekreteri Ahmed Ebu el-Gayt’ın Filistin’in büyüyen mali krizine dair gerçekleşen görüşmesinde varıldı. Söz konusu krizin sebebi, İsrail’in Filistin halkının parasını gasp etmesidir. Biz biliyoruz ki Paris Ekonomi Anlaşması uyarınca işgal devleti, Filistin vergilerini toplama hakkına sahip. Zira geçitler ve limanların kontrolü Filistin Yönetimi’nde değil. İşgal yetkilileri bu vergileri, tahsilat adı altında topladığı paranın % 3’ü değerinde bir mali oranla topluyor. Bu oran senede yaklaşık 72 milyon dolara tekabül ediyor. Şu an Filistin Yönetimine yönelik baskı ve Amerikan yaptırımları ile eş zamanlı olarak işgal devletinin Filistin Yönetimine uyguladığı yaptırımlar bağlamında Knesset’te İsrail hükümetine bu vergi gelirlerinin bir kısmın kesme hakkı tanıyan bir yasa çıkarıldı. Karara göre Filistin Yönetiminin Filistinli mahkûmlar ve şehitler için aylık olarak ödediği yaklaşık 12 milyon dolar kesintiye uğrayacak. İsrail, bu kesintiyi uygulamaya başladı. Filistin Yönetimi de özellikle mahkûm ve şehitlere ilişkin kesinti olmaksızın parayı tam olarak teslim alma kararı aldı. Zira bu, temel bir ilkeyi yani Filistin mücadelesinin meşruiyeti ile Filistin’in işgale karşı direnişini ilgilendiriyor. Genel Sekreter ile Ebu Mazin’in 2012’de Bağdat’taki Arap zirvesinde çıkan, daha sonra Dahran’daki Kudüs zirvesinde, son olarak da Tunus zirvesinde vurgulanan bir Arap mali güvence ağı oluşturma yönündeki kararın uygulanması için çağrı yapmalarına sebep olan mali krizin özü de bu. İki ay önce Birlik binasında Devlet Başkanı Ebu Mazin, Arap dışişleri bakanlarının yaptığı acil bir toplantıda bulundu. O zaman da bu konu gündeme getirilerek zirve kararının uygulanması ve söz konusu ağın kurulmasının önemi vurgulandı. Mali kriz büyüyünce de bu kararın uygulanmasının peşine düşmek kaçınılmaz hale geldi” şeklinde konuştu.Arap maliye bakanları, dün Arap Birliği Genel Sekreterlik binasında yapılan olağanüstü toplantıda, Arap Birliği’nin Filistin hükümetine aylık 100 milyon Amerikan doları tutarındaki bütçe yardımı için mali güvence ağını etkinleştirmeye dair kararına bağlı olduklarını duyurdular. Bu yardım, Filistin Yönetimin yüzleştiği mali baskılar ve krizlerin aşılması adına ya Birlik Genel Sekreterliği üzerinden teslim edilecek ya da Filistin Maliye Bakanlığı’nın hesabına doğrudan havale edilecek.
Arap maliye bakanları, Tunus liderliğinde gerçekleşen toplantının sonunda Filistin Devleti’nin siyasi, ekonomik ve mali bağımsızlığının garantisi olan siyasi, ekonomik ve mali haklarına yönelik Arap desteğinin tam olduğunun altını çizdi.
Bakanlar ayrıca İsrail’in Filistin halkının paralarını gasp etmesini de kınayarak uluslararası topluma İsrail’i kınama ve bu gaspı durdurması ve Filistin halkının paralarını eksiksiz bir şekilde geri vermesi için İsrail hükümetine baskı uygulama çağrısı yaptı.
Birliğe üye ülkeler aynı zamanda Filistin Devleti ile ikili anlaşma yaparak, Filistin Devleti’nin altyapı ve kalkınma projelerini desteklemek adına mali güvence ağı kapsamında mali destek ve kolaylaştırıcı krediler sunmaya ve bunu sürdürmeye çağırdı.
Bakanlar, fonlara, Arap finans kuruluşlarına, bankalara ve Arap bankalarına da bir çağrıda bulunarak ilgili Filistinli taraflarla doğrudan işbirliği içerisinde ve Filistin Devleti’nin altyapı ve kalkınma projelerini desteklemek için sunulan mali desteği veya kolaylaştırıcı kredileri sürdürme çerçevesindeki düzenlemelere, imkânlara ve önlemlere uygun olarak mali güvence ağına katkıda bulunmalarını talep etti.
Bakanlar Araplara ait resmi ve gayri resmi mali kurumlarla ile Filistinlilere ait resmi ve gayri resmi kurumlar arasındaki işbirliğinin teşvik ve takviye edilmesi gerektiğine de dikkat çekti.
Filistinli diplomatik kaynakların belirttiğine göre “Ebu Mazin, kapalı oturumda Arap bakanlardan Filistin’i desteklemek için ya mali güvence ağının uygulanmasını ya da İsrail’in Filistin’in paralarını geri verdiğinde ödenmek üzere Filistin Yönetimine borç verilmesini talep etti ve bunun Filistin halkının maruz kaldığı baskılara direnmek için mali tutumlarını desteklemek adına olduğunu söyledi.”


Kaynak: Şark-ul Evsat

Yorum Yazın

UYARI: Hakaret içeren ve imla kurallarına dikkat edilmeden yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.